Sorajans

Almanya, hapis cezası çaptırılan Anıl Kaya ve Sinem Mut’u Türkiye’ye iade etmek istiyor

Almanya, hapis cezası çaptırılan Anıl Kaya ve Sinem Mut’u Türkiye’ye iade etmek istiyor
10 views
15 Ağustos 2021 - 15:11

Haklarında “örgüt üyeliği” iddiasıyla açılan dava nedeniyle hapis cezasına çarptırılan Anıl Kaya ve Sinem Mut, Almanya tarafından Türkiye’ye iade edilmek isteniyor. Türkiye’de katıldıkları demokratik eylem ve etkinlikler nedeniyle haklarında dava açılan ve hapis cezasına çarptırılan yüzlerce genç farklı ülkelere iltica etti. Anıl Kaya ve Sinem Mut da bu gençlerden yalnızca ikisi.

Sinem Mut 29 yaşında, Hacettepe Üniversitesi Sağlık Kurumları Yönetimi Bölümü’nden 2013 yılında mezun oldu. Mut, Ankara Üniversitesi Sağlık Kurumları Yönetimi Bölümü’nde doktora öğrencisiydi. 2014 yılında araştırma görevlisi kadrosuna atanan ve Ankara Üniversitesi’nde çalışmaya başlayan Mut, 2018 yılının eylül ve aralık aylarında üniversitenin onayıyla Hochschule Neu-Ulm’de Erasmus programına misafir öğrenci olarak katıldı. Mut, Almanya’ya iltica talebinde bulunduğunda hâlâ görevini sürdürüyordu.

Anıl Kaya ise 32 yaşında. Kaya, Hacettepe Üniversitesi Sanat Tarihi Bölümü’nden 2015 yılında mezun oldu. Almanya’ya gitmeden önce Selçuk Üniversitesi’nde Sanat Tarihi bölümünde yüksek lisans öğrencisi olan Kaya, özel bir şirketin idari işler departmanında çalışıyordu.

YASAL BİR DERNEĞE ÜYE OLDUKLARI İÇİN 7 YIL YARGILANDILAR
Duvar’da Cihan Başakçıoğlu’nun haberine göre, akademik kariyerlerini sürdüren Kaya ve Mut, Ankara’da öğrenci oldukları dönemde yasal olan bir derneğe üye oldukları gerekçesiyle 12 Kasım 2012 tarihinde gözaltına alındı. Haklarında “Yasadışı Örgüt Üyeliği” suçlamasıyla dava açılan Mut ve Kaya’nın yargılanma süreci tam 7 yıl sürdü. 18 duruşmanın ardından Kaya ve Mut hakkında, kendilerini hiç görmeyen bir mahkeme heyeti tarafından 14 Mart 2019 tarihinde karar verildi. Kaya ve Mut, 6 yıl 3 ay hapis cezasına çarptırıldı.

SUÇLAMALAR NEYDİ?
Dernekler Kanunu’na dayanılarak kurulmuş yasal bir derneğe üye olan Kaya ve Mut’un katıldıkları 8 Mart Dünya Kadınlar Günü, 1 Mayıs İşçi Bayramı gibi kamusal etkinlikler “örgüt üyeliği” suçuna delil olarak değerlendirildi. Sivas ve Roboski Katliamı yıldönümlerinde yapılan anmalara katılmaları da örgüt üyeliğine delil olarak gösterilen Kaya ve Mut’un, yaşam hakkı elinden alınmış insanlar için adalet talep etmeleri de suç sayıldı.

ALMANYA BAŞVURULARINI KABUL ETMEDİ
Zorunlu olarak Almanya’ya iltica başvurusunda bulunan iki gencin başvuruları Bundesamt für Migration und Flüchtlinge (BAMF) tarafından 15 Mayıs 2020 tarihinde “inandırıcı belge bulunamadığı” gerekçesiyle reddedildi. Oysa aynı davadan aynı cezaları alan birçok arkadaşlarının talepleri çok hızlı bir biçimde kabul edilmişti. Augsburg 4. İdari Mahkemesi de Kaya ve Mut’un başvurularını 5 Mayıs 2021 tarihinde reddetti. Konuyu bir üst mahkemeye taşımak üzere yapılan itirazlar da kabul edilmezken, Kaya ve Mut’un 21 Ağustos tarihine kadar Almanya’yı terk etmeleri istendi.‘TERÖRİST İLAN EDİLDİĞİMİZ İÇİN ÜLKEMİZİ TERK ETMEK ZORUNDA KALDIK’
“Gerek mahkemede sorulan sorular gerekse de kararlarda okuduklarımız bize Türkiye’de maruz kaldıklarımızı tekrar yaşattı… “ diyen Kaya ve Mut yaşananlara dair bir yazı kaleme aldı. Yazıda şu ifadelere yer verildi;

“Bizler, Sinem ve Anıl adında Türkiyeli iki Kürt/Alevi mülteciyiz. Ülkemizde akademik hayatımız devam ederken asgari demokratik bir ortamda ve insanca yaşama olanağımız kalmadığı için 2019 yılının mart ayında Türkiye’yi terk etmek zorunda kaldık ve Almanya’ya gelerek iltica talebinde bulunduk. Ancak maalesef anlamlandırmakta zorluk çektiğimiz gerekçelerle iltica talebimiz reddedildi…Tüm bu süreç boyunca içimizde büyüyüp duran temel duygunun güvensizlik ve adaletsizlik olduğunu belirtmek isteriz. O nedenle öncelikle yaşadıklarımızı kamuoyu ile paylaşmanın önemli olduğunu düşünerek yaşadıklarımızı, duygu ve düşüncelerimizi yazmaya başladık…

Bunları anlatmak istedik zira, tamamen yasal haklarımızı kullandığımız için, tüm dünyanın da tanık olduğu üzere antidemokratik, hukuksuz ve baskıcı bir zihniyetle Tayyip Erdoğan tarafından yönetilen günümüzün Türkiye’sinde hapis cezasına çarptırıldığımız ve ‘terörist’ ilan edildiğimiz için ülkemizi terk etmek zorunda kaldık. Ama her şeye rağmen hayatlarımıza mümkün mertebe devam ettirmeye çalışıyoruz. Yaşadık ve gördük ki; insanın ülkesini terk etmek zorunda kalması sanki biriktirdiği ne varsa hepsinin sıfırlanması anlamına geliyormuş. Taa en baştan tekrar yola çıkman, başlaman gerekiyormuş. Biz de bu ülkeye geldiğimiz günden itibaren tam da bu başlangıç için gayret ediyoruz.

Adaletsizliğin ve kötülüğün her yerde mümkün ve olası olduğunu deneyimleyerek öğrenmiş insanlar olarak, tüm bu adaletsizliğe rağmen buradayız ve öncelikle avukatımız aracılığıyla bu kararı temyiz edeceğiz. ‘Bu karar üst mahkemeden kesin döner, oturum vermek zorundalar, burası Almanya, aksi bir şey mümkün değil’ gibi yaklaşımların yaşadıklarımız karşısında anlamsız kaldığı bir noktada, temyizden çıkacak karar konusunda kötümser olmak dışında bir duygumuzun olmadığını söylemek isteriz. Gerek kendi deneyimlerimizden gerekse de etrafta tanık olduklarımız, gördüklerimiz ve okuduklarımızdan biliyoruz ki mültecilik hayatının bir bütün olarak kendisi her anlamda adaletsizlik, yersiz yurtsuzluk demek. Ama neyse ki hiç de yalnız olmadığımızı biliyoruz. Şimdi bu adaletsizliğin duyulmasını, görülmesini sağlamaya çabalıyoruz. Önümüzde uzun bir yol olabilir. Basın yayın kuruluşları, sosyal medya platformları üzerinden bu haksızlığı duyurmaya çalışacağız. Sizden istediğimiz bizleri hesaplarımızdan takip edip, sesimizi çoğaltmamıza yardımcı olmanızdır. Zira biliyoruz ki duyulmayan, görülmeyen her adaletsizlik yenilerini doğuruyor…”

‘ALMANYA MAHKEMESİ ADİL YARGILAMA YAPMADI’
Anıl Kaya ise Almanya Mahkemesi’nin adil yargılama yapmadığını ifade etti. Kaya, şunları söyledi:

“Augsburg 4. İdari Mahkemesi’nin ‘Türkiye sizi haklı gerekçelerle yargıladı’, ‘Siz örgüt üyesi olabilirsiniz’ diyerek ‘Türkiye hapishanelerinde kötü muamele ve işkence olduğu söylenemez’, ‘Türkiye’de idam kararı yok, bu yüzden Türkiye’ye iade edilmemizin insan hakları ve özgürlük hakkı ihlali anlamına gelmeyeceği’ gibi ifadeler kullandığını okuduk. Kararın tamamını okudukça mahkemenin adil olmayan bir karar vermiş olmasının ötesinde özel bir kötülük haliyle karşı karşıya olduğumuz hissine kapıldık.”

Almanya’ya siyasi iltica taleplerinin ‘siyasi angajmanları yüksek’ denilerek reddedildiğini belirten Kaya, mahkeme kararına yapacakları itiraz sonuçsuz kalırsa 21 Ağustos’ta sınır dışı edilerek, Türkiye’ye iade edileceklerini belirtti.

/duvar/

Sitemizde yayınlanan haberlerin telif hakları Sorajans kaynaklarına aittir, haberleri kopyalamayınız.