HDP’lilere Kürtçe dil sertifikaları verildi

MED-DER’in Kürtçe dil kursundan mezun olan HDP’lilere verilen sertifika töreninde konuşan HDP Grup Başkanvekili Meral Danış Beştaş, “Dilimizi savunmalı, korumalı ve sahip çıkmalıyız” dedi. Mezopotamya...

HDP’den ziyaret

HDP heyeti, deklarasyon kapsamında Gelecek Partisi’ni ziyaret etti. Halkların Demokratik Partisi Grup Başkanvekili Saruhan Oluç, Eş Genel Başkan Yardımcısı Tuncer Bakırhan ve milletvekili Fatma...

Demirtaş: Ben hazırım

Aynı Kategoriden

Orhan Gencebay

Orhan Gencebay’ın koronav-irüs testinin pozitif çıktığı ve Şişli’deki özel bir h-astanede t-edavi altına alındığı konuşuluyor. Şubat ayında a-şı olan usta sanatçının tedbir amaçlı h-astanede...

Gece Gece Haber

Canlı yayın da programda konuşan Gazeteci Cem Küçük ve Eski Ak Parti Milletvekili Mehmet Metiner, Şehitlerimizin olduğunu iddia etti. Resmi açıklama henüz yapılmadı.Suriye’nin İdlip...

sicilyada bir papaz

Sicilya’nın bir kasabasında kadınlar hiç rahat durmaz, ikide bir ko-calarını a.ldatırlarmış.Kasabanın yaşlı papazı, kocasını al-dattıktan sonra kendisine gelen ve gün-ah çıkartan kadınlardan bıkmış.Günlerden bir...

Aslan ve Ceylanın Hikayesi

H-amile bir ceylan vardı. Doğumu yaklaştığında ormanın en uzak yerine gitti. Bir nehir yanını buldu. Tam doğuracağı esnada gök g-ürledi ş-imşek ç-aktı ve y-angın...

Beş yıldır ce-zaevinde tutulan Hdp eski Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş artan mülteci karşıtlığının pa-tlamaya hazır bir bo-mbaya dönüşmesi riski olduğunu söylüyor. Ce-zaevi koşullarında ciddi sınırlamalar ve teh-ditler olduğunu aktaran Demirtaş, yeni romanının ismini de ilk defa açıkladı. Beş yıldır ha-piste tutulan Türkiye’nin en etkili muhalif siyasetçilerinden, Hdp eski Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş’a Gazete Duvar’dan İrfan Aktan’a sorularını yanıtadı.

Farklı toplumsal ve siyasal kesimlerin en az ihtilaf yaşadığı konunun mülteci karşıtlığı olduğu söyleniyor. Ortada 4 milyonu aşkın nüfus ve Ankara’da olduğu gibi pat-lamaya hazır bir hınç varken bu işin sonu nereye varır? Ankara Altındağ’da yaşananlar, mülteci karşıtlığı konusunun ne aşamaya geldiği hakkında bize acı da olsa bir fikir veriyor. Mülteci karşıtlığının oluşmasında siyasetin dilinin etkili olduğu zaten biliniyor. Bu nedenle, öncelikli olarak bütün siyasetçilerin kullandıkları dile dikkat etmeleri, ayırımcılığa veya ırkçılığa yol açabilecek politikalardan uzak durmaları gerekir. Türkiye’nin her yerine dağılmış, beş milyonu aşkın göçmenin her şeyden önce insan olduklarını unutmadan hareket etmemiz gerekir. Aksi taktirde-etki tepki ilişkisini de düşünürsek göçmenler sorunu pat-lamaya hazır bir bombaya dönüşebilir. Bu nedenle, çok çok özenli bir dile ve çözüm politikalarına ihtiyaç var.

Chp mülteci karşıtı kesimleri arkasına almak isterken Akp ise bu karşıtlığı yeni bir karmaşanın dinamosu haline getiriyor sanki. Mültecileri savunmak giderek bir su-ç, “ihanet” olarak algılatılmak isteniyor. Sizce mülteci sorununun çözüm yolu nedir? Öncelikli olarak kısa, orta ve uzun vadeli bölümleri olan stratejik bir plan yapmak gerekir. Türkiye’nin kaç göçmen alabileceği hesaplanmalı ve bu insanların barınma, sağlık, eğitim, gıda ve güvenlik ihtiyaçlarına ilişkin bütün altyapı hazır hale getirilmelidir. Toplumun desteği alınmadan göçmenler konusunda başarılı olunamaz. Buna özel önem vermek gerekir. Göçmenlerin geldikleri ülkelerle işbirliği içinde olmak, oralardaki çat-ışma ve kargaşanın hatta sömürünün ortadan kalkması için etkili bir dış politika oluşturmak gerekir. Batı ülkeleriyle de ucuz göçmen pazarlığı yapmak yerine ilkeli işbirliklerini dayatmak gerekir. Onlar da göçmenlerin sorumluluklarını paylaşmak zorundalar. Ancak şu da bir gerçektir ki, ülkemize gelmiş hiç kimseyi gerisin geri ateşin içine gönderemeyiz. Sorunun çözümü çok kolay değil, biliyorum ama çözmek zorunda olan da biziz. Başkası gelip de bizim sorunumuzu çözmeyecek.

Mültecilere sal-dırılar, anti-Kürt tertipler ve ırkçı dalganın yükselişine bakınca 7 Haziran 2015 sonrası planlı karanlık dönem mi, yoksa iktidar açısından işlerin kontrolden çıktığı bir ortam mı görüyorsunuz? Şu andaki gerilimleri sistematik bir planın parçası olarak görmüyorum. Daha ziyade hükümetin kullandığı dilden kaynaklı tek tek vakalar yaşanıyor. Ancak yine de çok dikkatli olmak ve bu tür kıvılcımların yangına dönüşmesini engellemek lazım. Son günlerde Van’dan Kastamonu’ya kadar ülkenin pek çok bölgesinden sel haberleri de geliyor. Yangınlar, seller, fırtınalar… Dünyadaki savaşların ve büyük göçlerin arkasında iklim krizinin sonuçları da var aslında. Geleceğin en büyük meselesi olan iklim krizi üzerine düşünüyor musunuz? Tek tek bireylere, topluma, iktidara ve devlete bu konuda ne söylersiniz?

Öğrenecek çok şey var tabii. İklim krizi konusunda yapılmış çok değerli akademik çalışmalar, yazılmış çok değerli kitaplar var. Birleşmiş Milletler başta olmak üzere etkili kurumlarca hazırlanmış çok iyi raporlar var. Öncelikle ülkeyi yönetenler olmak üzere, tüm siyasetçilere ve halka bunları okumalarını tavsiye ediyorum. İklim krizi ve ekoloji çok hayati bir konudur. Öncelikle herkesin bu konuda bilinçlenmesi gerekir. Benim burada verebileceğim kısa cevapta bunu tam olarak izah etmem mümkün değil. Lütfen herkes bu konuda daha çok şey okusun, belgesel izlesin.

Seller demişken, 2016 yılında Express dergisi için yaptığımız söyleşide, iktidara karşı direnişinizi seldeki ağaçlara benzetmiş ve şöyle demiştiniz: “Sel aniden gelir. Hazırlıksız olabilirsiniz, sokağınızdaki arabaları, evleri, her şeyi söküp götürür. Fakat sel uzun sürmez. Sel bittiğinde geriye çamur kalır, yıkılmış evler, harap olmuş eşyalar kalır. Bir bakarsınız, bütün o selin içinde dimdik ayakta kalmış ağaçlar vardır. Sel sırasında görmezsiniz onları, tepelerine kadar suyun altındadırlar. Ama kökleri o kadar sağlamdır ki, sel çekildiğinde capcanlı, dipdiri, ayaktadır o ağaçlar. HDP öyle bir şeydir. Şu anda sel üstümüzden geçiyor. Kazanmamız için aynı şiddette bir güçle cevap vermemiz gerekmiyor. Bu selin içinde ayakta durmak zaferin kendisidir.” Sizce sel geçti mi? HDP, 5 yıl önceki öngörünüzü gerçekleştirdi mi?

Evet, aradan geçen beş yıl bizi haklı çıkardı. Ve Hdp dimdik ayakta kalmayı başardı. Sel tamamen bitmemiş olsa da geriye büyük bir çamur birikintisi ve tahribat kaldı. Bu, Akp’nin yol açtığı hasardır. Bu hasarı gidermek de hepimizin görevidir. Eş Genel Başkanınız Mithat Sancar, eylül sonu gibi genel bir yol haritası açıklayacaklarını söyledi. Bir tarafta sizinle aynı karede görünmekten korkan Millet İttifakı, bir tarafta partinizi kapatmak isteyen Cumhur İttifakı varken, sizce Hdp önümüzdeki seçimler için nasıl bir yol, strateji izlemeli? Sanıyorum eylül ayında bu konuda Hdp Genel Merkezi tarafından kapsamlı bir açıklama yapılacak ve seçimlere ilişkin tutumumuz netleştirilerek kamuoyuna ilan edilecek. Bu sorunuzun cevaplarını, hep birlikte orada göreceğiz.

Bir süre önce söyleşi yaptığımız Sırrı Süreyya Önder, “Mevcut iktidar gidecek de gelecek olan kör bıçağıyla bekliyor gibiyken neyle umutlanacağız?” demişti. Önder’in sorusuna siz nasıl yanıt verirsiniz? Sırrı Bey’in söylediğine şu yönüyle katılıyorum; muhalefetin tamamı için olmasa bile bir kısmı için maalesef bu doğrudur. İşte bu risklerin ortadan kalkması için demokrasi ilkelerinde ve demokrasi talebinde buluşmak gerektiğini boşuna söylemiyoruz. Kılıçdaroğlu verdiği çeşitli mesajlarda artık iktidarı devralmak üzere olduklarını ima ediyor ama bunca yıllık deneyim Erdoğan’ın da hep bir planı olduğunu gösterdi. Sizce Erdoğan’ın iktidarda kalmak için güçlü, belirleyici bir planı var mıdır? Mutlaka ki vardır ama benim bunu bilme şansım yok. Bu soruyu Erdoğan’a sorun diyeceğim ama kendisinin prompterda cevabı olmayan bir soruyu alabileceğini sanmıyorum.

Kürdistan’da bazı aşiret reisleri veya aşiretlerin önde gelen isimleri peyderpey Chp’ye geçiyor. Yüksekova’da Rüstem Zeydan, Başkale’de İskender Ertuş… Tarihsel deneyimleri dolayısıyla da iktidarın kokusunu çok uzaktan alan bu kesimlerin Chp’ye geçmesi size ne anlatıyor? Hücre arkadaşınız Abdullah Zeydan’ın bu konuda bir değerlendirmesi var mı veya bu konu üzerine aranızda bir diyalog geçti mi? Herkes siyasal tercihleri konusunda özgürdür. Hiç kimseyi bu tercihleri nedeniyle su-çlayamayız veya bir tercih yapmaya zorlayamayız. Biz kendi işimize bakıyoruz ve Hdp çizgisini büyütmeye çalışıyoruz. Abdullah Zeydan da bizim ve halkımızın nezdinde halen Hakkâri milletvekilidir ve halkımızın çok sevdiği, değer verdiği bir evladıdır. Halkın sevgisini kazanmak kolay değil. Zeydan veya Ertuş soyadını taşımak, halkın sevgisini kazanmaya yetmez. Halkımız herkesin ne olduğunu bilir ve herkese de ona göre değer verir.

Seçim ittifaklarıyla ilgili sizinle farklı kesimlerin temasları, görüşme talepleri oluyor mu? Hayır, bu konuda ne bir görüşme ne de bir görüşme talebi oldu. Zaten benim ittifakla ilgili görüşme yapma yetkim de yok. Bu yetki sadece Hdp Parti Meclisi’ndedir. Akp’nin son bir sene içinde bazı heyetler üzerinden Kürt hareketiyle temas kurduğu fakat bu sürecin ilerlemediği söyleniyor. Siz böyle bir süreçten haberdar mısınız? Sizce Akp giderayak tekrar Kürtlere yanaşmaya mı çalışıyor? Bu tür haberlerin çoğu spekülatif düzeyde kaldı. Benim duyduğum somut hiçbir şey yok. Her partinin, Kürtler dahil bütün seçmenlere yanaşması da normaldir. Bunda yadırganacak bir şey yok. Önemli olan o seçmenlerin nasıl tavır gösterecekleridir. Bunu da sandıkta hep birlikte göreceğiz. Partinizden talep veya öneri gelmesi halinde yeniden Cumhurbaşkanı adayı olmayı düşünür müsünüz? Partim ve halkımız bana ne görev verirse severek ve onurla yapmaya hazırım. Buna Cumhurbaşkanlığı adaylığı da dahil. Kars eski belediye başkanı Ayhan Bilgen bir süredir partisine yönelik eleştiriler dile getiriyor ve çeşitli iddialar ortaya atılıyor. Bilgen bir söyleşide kendisine “Hdp Eş Genel Başkanı olmanıza Demirtaş mı engel oldu?” sorusuna “cevap vermek Hdp yönetiminin takdiri olmalıdır ya da Demirtaş’ın tercihi olmalıdır” yanıtı verdi. Bazı değerlendirmelere göre birileri Hdp’yi bölmek veya parti içi ihtilaflar yaratmak istiyor. Bazı değerlendirmeler ise Hdp’nin kendi içindeki muhafazakâr kesimlere yeteri kadar alan açmadığından bu tür sorunların yaşandığı yönünde. Bu konuda herhangi bir açıklama yapmak ister misiniz?

Herkes neyin ne olduğunu çok iyi biliyor zaten. Benim herhangi bir açıklama yapmama gerek yok. Geçtiğimiz günlerde avukatlarıyla görüşen Sebahat Tuncel, ciddi baskılarla karşılaştıklarını söyledi ve duyarlılık çağrısı yaptı. Sizin hapishane koşullarınızda bu anlamda bir değişiklik var mı? Sebahat Tuncel arkadaşımıza yönelik hakareti kendimize yapılmış kabul ederiz. Bu uygulamayı kınıyorum ve hukuk önünde sorumlularından hesap sorulması için avukat arkadaşlarımızın gereğini yapacağını biliyorum. Bu vesileyle Sayın Sebahat Tuncel başta olmak üzere hapishanelerdeki tüm arkadaşlarıma selam, sevgi ve dayanışma dileklerimi iletiyorum. Bizim koşullarımızdaysa ciddi bir sınırlama ve tehdit söz konusu. Biz bunları pek fazla gündeme getirmesek de maalesef cezaevleri fiilen birer eziyet merkezine dönüşmüş durumda. Zaten avukatlarım geçen hafta cezaevi koşullarımız nedeniyle Avrupa İş-kencenin Önlenmesi Komitesine  resmi başvuru yaptılar. Hukuki her türlü hakkımızı sonuna kadar kullanıyoruz, kullanacağız.

Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin son kararına göre şu anda dışarıda olmanız gerekiyordu ama hâlâ içeride tutuluyorsunuz. Türkiye yargısı sizi nasıl bir gerekçeyle hâlâ içeride tutabiliyor? Biz yasa ve hukuk gereği tutuklu değiliz. Siyasetin açık talimatlarıyla siyasi rehine olarak içeride tutuluyoruz. Rehineliğimize hukuki kılıf bulmaya bile gerek duymuyorlar artık. Bunu yapanlar, elbette ki suç işliyorlar ve hepsi mutlaka bir gün adil yargı önünde hesap verecektir. Biz de bu adalet mücadelesinden asla vazgeçmeyeceğiz. Yeni romanınızı Dipnot Yayınevi’ne teslim ettiğinizi öğrendik. Romanınızın konusunu sorabilir miyiz? Yayın takvimi nedir, ne zaman okurla buluşacak? Dipnot Yayınevi, yeni romanımın yayımı için son hazırlıkları yapıyor. Sanırım eylül ortası gibi okurla buluşacak. Şimdilik sadece romanın adının Efsun olduğunu söylemekle yetineyim. Sizler aracılığıyla tüm halkımıza tekrar selam, sevgi ve özlem duygularımızı iletiyoruz.

Tüm Haberler

Orhan Gencebay

Orhan Gencebay’ın koronav-irüs testinin pozitif çıktığı ve Şişli’deki özel bir h-astanede t-edavi altına alındığı konuşuluyor. Şubat ayında a-şı olan usta sanatçının tedbir amaçlı h-astanede...

Gece Gece Haber

Canlı yayın da programda konuşan Gazeteci Cem Küçük ve Eski Ak Parti Milletvekili Mehmet Metiner, Şehitlerimizin olduğunu iddia etti. Resmi açıklama henüz yapılmadı.Suriye’nin İdlip...

sicilyada bir papaz

Sicilya’nın bir kasabasında kadınlar hiç rahat durmaz, ikide bir ko-calarını a.ldatırlarmış.Kasabanın yaşlı papazı, kocasını al-dattıktan sonra kendisine gelen ve gün-ah çıkartan kadınlardan bıkmış.Günlerden bir...

Aslan ve Ceylanın Hikayesi

H-amile bir ceylan vardı. Doğumu yaklaştığında ormanın en uzak yerine gitti. Bir nehir yanını buldu. Tam doğuracağı esnada gök g-ürledi ş-imşek ç-aktı ve y-angın...

çaycı hüseyin

Televizyon dizilerinde, ‘Çaycı Hüseyin’ karakteri ile ünlenen Alparslan Özmol’un Gemlikte yaşayan babası Coşkun Özmol (87), hayatını kaybetti. Özmol’un solunum yetmezliği ş-ikayeti ile farklı zamanlarda...

Kadının Nerelerine Bakabilir

Yıllardan beri süre gelen konulardan bir tanesi evlenmek niyetiyle yaklaşılan ilişkilerde karşı cinsin neresine bakılabileceği yönündeydi. Evlenmek niyetiyle tanışan ve konuşan bir çiftin, evlenmeden...

Sanatçı Haluk Levent bu kez kendisi için

Haluk Levent bu kez kendisi için yardım istedi. Sosyal medyadaki paylaşımlarıyla sık sık gündem olan ve toplumsal olaylarda yaptığı yardımlarla tanınan Haluk Levent, bu...

Ünlü Hava Durumu Sunucusu Yanet Garcia

Ünlü hava sunucusu Yanet Garcia’nın ınstagram hesabı hackerler tarafından ele geçirildi. Ünlü sunucunun hesabından müs-tehcen pozlar paylaşıldı. Ünlü sunucunun ifşalarına dair tüm detaylar… Ünlü...

AHIRDAKİ HALLERİNİ GÖRÜNCE

Atın ahırdaki hallerinden ş.üphelenen sahibi, ahıra kamera yerleştirdi. Daha sonra izlediğinde gözlerine inanamadı. Kuşkusuz atlar hepimizin en sevdiği hayvanlardan biri. Kimi asil oluşlarına, kimi...

Yasak Elma Oyuncusu

Fox TV’nin sevilen dizisi Y-asak Elma, iki gelişmeyle birden hayranlarının karşısına çıktı. Sol Yanım’ın genç oyuncusu Emre Dinler’in kadroya katılacağı, Mert Altınışık’ın ise diziye...

İlgili olabilecek haberler