Kadir İnanır’ın sağlık durumuna dair açıklama

Sanatçı Kadir İnanır’ın bilincinin açık olduğunu aktaran doktorları, beyin damar tıkanıklığından şüphelendiklerini açıkladı. Denizli Pamukkale Üniversitesi Hastanesi’ne kaldırılan sanatçı Kadir İnanır’ın sağlık durumuna dair Üniversite...

Filiz Deniz soruyor sanatçı Ferhat Tunç yanıtlıyor: Dersim’le Helalleşme mümkün olabilir mi?

Filiz Deniz soruyor sanatçı Ferhat Tunç yanıtlıyor: Dersim'le Helalleşme mümkün olabilir mi?

Amerika Dışişleri’nden Rojava Özerk Yönetimi’ne ziyaret

ABD Dışişleri Bakanlığı’ndan bir heyetin, Rojava Özerk Yönetimi’ni ziyaret ettiği ve SDG Genel Komutanı Mazlum Kobani ve DSM Yürütme Kurulu Başkanı İlham Ahmed ile...

Keskin: 90’ların tetikçileri bugün iktidarın yanında

İHD Eş Genel Başkanı Eren Keskin, katledilen avukat Medet Serhat’ın mücadelesine dair düzenlenen forumda, 1990'lı yılların tetikçilerinin bugün iktidarın yanında olduğunu söyledi. Toplum ve Hukuk...

Kobanê Davası avukatları: Sahte yargılamaya taraf olmayacağız

Kobanê Davası’nda duruşma periyotlarının bir işkenceye dönüştüğünü belirten avukatlar, sahte yargılamanın tarafı olamayacaklarını söyledi. Kobanê Davası’nda mahkemenin tutumunu protesto eden avukatlar ile Halkların Demokratik Partisi...

Bahçeli: Türkiye sınırları dahilinde Kürdistan diye bir yer yoktur, olmayacaktır

MHP lideri Bahçeli, “Türkiye sınırı içinde Kürdistan diye bir yer yoktur. Gerekirse şehit oluruz ama üniter milli devletimizi asla parçalatmayız. Kürdistan fitnesine bedenlerimizle direnir,...

Onu öyle bırakmam

Aynı Kategoriden

Çakma Sedat Peker, Ortalığı Salladı

'Çakma Sedat Peker, Ortalığı Salladı "Seni Mermí Manyağı Yaparım Niho’'  

BIRAKIP KAÇTILAR

Manavgat’ta boğularak hayatını kaybeden Ümit Atakaya’yı defin için Afyonkarahisar’a getiren aile, ce-naze-yi yıkamak için gasilhaneye girdiklerinde adeta ş-o-k yaşadı. Haberin devamını okumak için görsele dokunun…...

Namazı Kabul Olmayan 3 Kişi

Namazın kabul olması için bazı hususlar vardır. Bunlar yerine getirilmeyince de namaz kabul olmaz. Namazı kabul olmayan 3 kişi galerimizde. Namaz kılmak Allah rızası için...

Selahattin Demirtaş siyasi rakibiniz olabilir ama terörist değildir; bu gerçeğe irili ufaklı muhalefet mensuplarının da sahip çıkmaları asgari ahlâkın ve hem kendilerinin hem ulusun başat çıkarları gereğidir. Kâh ite kaka, kâh tekme-tokat sürdürülegelinen “denge-gerilim” durumunun herkesin kaçınması zorunlu bir kaosa dönüşme sakıncası da geçerlidir.

“Yargının işine müdahale benim işim değil. Özellikle biz Selahattin Demirtaş gibi bir teröristin bu noktada varsa bir hakkını koruyacak değiliz. Ben inanıyorum ki yargımız Selahattin Demirtaş gibi bir teröriste böyle bir hak tanımaz. Kobani’nin faili, Diyarbakır’ın faili, Yasin Börü’nün faili odur. Bunları görmezden mi geleceğiz? Yargımız bunları görmezden mi gelecek? Böyle bir teröristin asla önünün açılmasına yol vermeyiz. Bunların mülkiyet hakkı diye bir şey yok ki. Bunların bu millete ödemesi gereken çok büyük hesapları var.”

Cumhurbaşkanı veya AKP Genel Başkanı böyle konuştu. Yargıya müdahale ediyor. Benim de seçmenlerinden olduğum ve hakkında bir hüküm bulunmayan Demirtaş’ı terörist olarak yaftalıyor. Terörist de olsa yurttaşın temel savunma hakkını yok sayıyor. Yeniden terörist yakıştırmasını yineleyip, ikinci kez yargıya müdahale ediyor. “Kobani” diye bir olay yok; “Kobani düştü düşecek” diye IŞİD’in YPG’yi yok etmesini beklediğini kendi açıklamıştı. Diyarbakır’dan kasıt, HDP mitinginde patlayan bombaysa, az çok kafası çalışan her yurttaş o kanlı eylemin failini biliyor. Yasin Börü cinayeti konusunda Demirtaş’a faillik isnat edilemeyeceği ve bugüne dek edilmediği gibi, sözkonusu olaylarda HDP üyelerinin öldürülenlerin, yaralananların, hedef alınanların çoğunluğunu oluşturduğu biliniyor. Önce bir efsane yaratıp sonra halkı onu görmezden gelmemeye çağırıyor. Devamla, bir paragrafta üçüncü kez yargıya müdahale ediyor. Teröristin önünün açılmasına müsaadeden söz ederken hem kendinde böyle bir yetki vehmediyor, hem siyaset alanını imha ediyor, hem benim gibi altı milyon seçmenin haklarını sakatlıyor. Mülkiyet hakkı anayasayla, yasalarla saklı; oysa “bunlar” derken herhalde biz Demirtaş seçmenlerinin de önüne “ödenmesi gereken bir hesap” koyuyor.

Baştan aşağıya facia olan bu konuşmayı kim yapıyor yineleyelim: Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı. İki ünvanından hangisiyle yapıyor? Herhalde Bakü ziyaretinden önce Esenboğa’da yapıldığına göre açıklama, cumhurbaşkanı sıfatıyla. Bakü ziyareti öncesinde girilmesi gereken toplar, odaklanılması gereken konular bunlar mı? Hayır değil. Geçen gün üç-dört dakika salgın önlemi açıklayıp, yirmi beş dakika yine “bunları” yani benim gibileri, bizleri azarlamış, aşağılamış, dışlamıştı. Yine aynı doğrultuda konuşuyor. Demek ki cumhurbaşkanının birleştirmek gibi bir kaygısı yok. İlk paragraftaki sözleri sarf eden bir cumhurbaşkanından hak ve özgürlükler, adalet, demokrasi, eşit anayasal yurttaşlık gibi konularda herhangi bir olumlu, yapıcı adım atması beklenebilir mi? Bu ifadeleri bu bağlamda kullanabilen bir cumhurbaşkanından bu ülke ve bu halk için ortak, asgari müşterek dahi olsa diyelim, bir gelecek vizyonu umulabilir mi? Cumhurbaşkanının bu ifadeleri, “rahip Brunson vakasında da böyle olmuştu, demek ki Demirtaş yakında serbest kalacak” denilerek geçiştirilebilir, görmezden gelinebilir mi? Bu ifadelerin ardından herhangi bir muhalif siyasetçiye Demirtaş konusu sorulduğunda yalnızca “ilkesel olarak tutuksuz yargılama esastır” yaklaşımına sığınılarak sessiz kalınabilir mi?

Sayın Kılıçdaroğlu da Ruşen Çakır’a verdiği mülakatta, Çakır’ın “Millet İttifakı’nın varlığını” sorgulamasına, gelecek seçimin partiler yahut ittifaklar arasında değil demokrasi isteyenlerle, istemeyip, tek adam rejimiyle yönetilmeyi yeğleyenler arasında olacağını belirtiyor. Tasarlanan seçim zaferinin ardından, bir ittifak çatısı altında buluşmasalar da, kazanacak demokrasi yanlılarının “cumhuriyeti demokrasiyle taçlandıracak” anayasayı yapıp, halkoyuna sunacaklarını dile getiriyor. Sözkonusu tutum, istihzaya kaçmaksızın Sayın Kılıçdaroğlu’nun kendi “imza ifadesini” ödünç almak gerekirse, “böyle bir şey olabilir mi ya?” diye sormayı gerektiriyor. “Böyle bir cehenneme biz nasıl düştük, bu cehennemden nasıl çıkacağız?” diye de sorulabilir alternatif olarak. Bir başka deyişle, toplumun güncel ve güvenilir kamuoyu yoklamalarına göre yaklaşık yüzde kırka varan kesimi, cumhurbaşkanının girişteki ifadelerini destekliyor, benimsiyor öyle mi? Bu destekçiler, alıntıladığım ifadelerde keserin dönüp, sapın dönüp, hesabın da dönüp, bir gün sıranın kendilerine de geleceğini zinhar akıllarını getirmiyor öyle mi?

Öyleyse hastalık zaten bünyeyi sarmış demektir. İktidarı paylaşan milliyetçi, mukaddesatçı, siyasal İslamcı ekibin dönüp dönüp emperyalizmle, kolonyalizmle, islamofobiyle suçladıkları “tek dişi kalmış canavar” Batı’nın gerçekten demokratik olan ülkelerinde devletlerin demokratik yapısı ve hukuk devleti sorgulanmaz. Başkanlık rejimi bakımından örnek vermek gerekirse diyelim tek adamlığa en yaklaşan Trump’ın dört yıllık icraatında neyi, ne kadar yapabildiğini gördük. Fransa’nın De Gaulle’ün yarattığı “seçilmiş monarklık” V. Cumhuriyet rejiminde de hiçbir lider çıkıp böyle konuşamaz. Oralarda bir lider böyle konuşsa adliyeye, hapishaneye değil doğrudan tımarhaneye götürülür. Aramızdaki fark bu kadar açık. Denge, denetim, medya, hukuk, yerinden yönetim bizde hepsinin karşılığı kocaman bir sıfır. Dolayısıyla sürekli yineleyegeldiğim üzere meselemiz cumhuriyetimizin güncellenmesi, temelden, kökten bir dönüşüm. İçi giderilen hacetle dolu lazımlık oturma odamızın orta yerinde dururken, onun etrafında sanki o yokmuş gibi davranıp, dolaşarak, kahvehane sohbetiyle yitirecek zamanımız yok. Şimdi, bugün, hemen başlasak çalışmaya, bize ancak bir nesil, bir çeyrek yüzyıl gerek durumu biraz olsun durumu kurtarabilmemiz, belimizi doğrultabilmemiz için.

Eski ABD Başkanı Obama, dolaylı olarak yükselen yıldız Alexandra Ocasio Cortez hakkında konuşurken, “Anahtar (yahut “kilit soru”) bir şeyi yaptırmak (bir meseleyi halletmek) mi istiyorsunuz? Yoksa zaten kendiniz gibi düşünenlerin arasında (kalıp) kendinizi iyi hissetmek mi istiyorsunuz?” diye soruyor. Bu soru geçerli ancak bizim buralar için oralardan farklı biçimde bu bir ölüm-kalım sorunu. Kendimiz gibi düşünenler arasında kalırsak burada, belli ki ümüğümüz sıkılacak, malımıza çökülecek, özgürlüğümüz elimizden alınacak. Özetle, insan gibi, eşit anayasal yurttaşlar gibi yaşayamayacağız. Öyleyse “çoğunlukçular çoğulcuları istemiyor madem, ne yapalım, biz de mahallelerimize, evlerimize, kozalarımıza çekilelim o zaman” demek burada bir seçenek değil. Dönüp seçmene, “ey ahali, insan gibi eşit anayasal yurttaşlar gibi yaşamak istiyor musunuz, istemiyor musunuz?” diye sormak da herhalde abesle iştigal.

Burada özgürlükçü ve çoğulcu muhalifler için bir başka sakınca da pandemi döneminde de olsak kısıtlayıcı önlemlere balıklama atlamak. Aynı doğrultuda püritanizm de siyasal İslam’a, milliyetçi-mukaddesatçılığa karşı sanmıyorum sarılınması gereken bir dal olsun. Dayanışma adı altında bireysel alanın tahribinden özenle kaçınmak gerektiği kanısındayım. Ancak, bunu da daha önce çok kez yineledim, ben solcu değilim; muhalefetin içinde değil çoğunluğu bir azınlığı dahi temsil etmiyorum; geniş kitleye hitap eden bir kanaat önderi de değilim. Şu ara sıra ortaya çıkan, bizim buraya da soruları pek uymayan ve uyarlanamayan testleri bazen üşenmeyip tamamladığımda “sosyal liberter” çıkıyorum. Ne kuş, ne deve: Liboş, kullanışlı ahmak, bir tür “affedersiniz” sağcı, tatlısu solcusu, salon bilmemnesi.

Püritanizm bağlamında, Clinton’un stajyer Lewinsky ile (gülünç kaçacak ama) mahut oral seks vakasında konu vakanın kendi değil görevdeki başkanın halkına yalan söylemesiydi. “Ménage à trois” yaşama biçiminin mucidi Fransızlardaysa, Mitterand’ın metresi ve metresinden doğan kızı Mazarine, geçtiğimiz günlerde vefat eden Giscard’ın sıkıldığı kabine toplantılarında erotik çizimler yapması, Hollande’ın evli olmadığı eşiyle yaşayıp dört çocuk sahibi olması ve sonra görevdeyken metresine Elysée Sarayı’nın arka kapısından kafasında kaskla kaçışları, İtalya’da bir dönemin Dışişleri Bakanı Venedik asilzadesi De Michelis’in hamam âlemleri vb. göz önünde yaşanan, kanıksanmış gerçeklerdi. Girişteki paragrafın tamamının ise, haydi “yalan” demeye dilimiz varmasın canım kardeşim ama, tümüyle “gerçek dışı” olduğu ortada. Asıl mesele de orada.

Doğru, yolsuzluğun adının israf, kleptokrasinin adının kamu ihalesi, yerinden yönetimin adının bölücülük, tek adamlığın adının sağlam irade, sorumsuzluğun adının pratiklik olduğu yerde daha belki çok mesele de vardır. Buna karşılık, yalanın kanıksanmaması, yönetimden gerçeğin talep edilmesi, TÜİK’inden, Sağlık Bakanlığı’na ve oradan en tepeye dek önümüze konan sahte dolmaya “buna da şükür, Allah bereketini artırsın” deyip yumulmamak alçakgönüllü ama köktenci bir başlangıç olabilir. Sözün özü: Selahattin Demirtaş siyasi rakibiniz olabilir ama terörist değildir; bu gerçeğe irili ufaklı muhalefet mensuplarının da sahip çıkmaları asgari ahlâkın ve hem kendilerinin hem ulusun başat çıkarları gereğidir. Kâh ite kaka, kâh tekme-tokat sürdürülegelinen “denge-gerilim” durumunun herkesin kaçınması zorunlu bir kaosa dönüşme sakıncası da geçerlidir. Gün ola, harman ola.

Aydın Selcen Kimdir?
1969 İstanbul doğumlu ve Saint Joseph Lisesi ile Marmara Üniversitesi İngilizce Uluslararası İlişkiler Bölümü mezunudur. 1992-2013 arasında Dışişleri Bakanlığı’nda meslek memuru olarak çeşitli görevlerde bulundu. Son olarak 2010-13 tarihleri arasında Erbil Başkonsolosluğu görevinde bulundu. Merkeze döndüğü gün “memuriyetten istifa etti.” Genel Energy petrol şirketinde bir buçuk yıl siyasi danışmanlık yaptı. 2015’den beri bağımsız olarak özellikle Irak ve Suriye konularında yazıyor. Galatasaray kongre üyesidir. Alaz adında bir kızı var.

Aydin Selcen / Duvar

Tüm Haberler

Çakma Sedat Peker, Ortalığı Salladı

'Çakma Sedat Peker, Ortalığı Salladı "Seni Mermí Manyağı Yaparım Niho’'  

BIRAKIP KAÇTILAR

Manavgat’ta boğularak hayatını kaybeden Ümit Atakaya’yı defin için Afyonkarahisar’a getiren aile, ce-naze-yi yıkamak için gasilhaneye girdiklerinde adeta ş-o-k yaşadı. Haberin devamını okumak için görsele dokunun…...

Namazı Kabul Olmayan 3 Kişi

Namazın kabul olması için bazı hususlar vardır. Bunlar yerine getirilmeyince de namaz kabul olmaz. Namazı kabul olmayan 3 kişi galerimizde. Namaz kılmak Allah rızası için...

Ezan Sesine Neden Ulurlar

Ezan okunurken köpekler neden ulur? Neden bir ağızdan ulumaya ve tepki vermeye başlarlar, soruları uzun yıllardır vatandaşlar tarafından sık sık araştırılır. Bu konu hakkında...

israilden aciklama

Haddini aşan İsrail basını Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Türkiye’nin iç meselelerine odaklanması gerektiği aksi durumda sonunun Muammer Kaddafi, Hüsnü Mübarek ve Zeynel Bin Ali...

Allah Kimseye Yaşatmasın

Merhaba Ben Zeynep; Yaşadığım bu olayı sizlerle paylaşıp paylaşmama hususunda çok endişeliydim, fakat bizim yaşadıklarımızı yaşayan birçok ailenin olduğunu bildiğim için, onlara bir umut...

Çalışacak eleman bulamıyor

Çeşitli bölümlerde çalıştıracak eleman bulamamaktan şikayet eden üretici, 8 bin liraya kadar maaş vermelerine rağmen eleman bulamadıklarını belirtti.Ayrıntılar Haberin Devamındadır… 8 bin lira maaşla...

Bakanlıktan açıklama

İçişleri bakanlığından açıklama İçişleri Bakanı Yardımcısı ve Bakanlık Sözcüsü İsmail Çataklı, artan vaka sayılarının ardından gündeme gelen sokağa çıkma yasağı konusunda  açıklamalarda bulundu. Artan...

Üç gün onunla dört gün benimle

Başı bağlı Adama Kaçan Kadı Pes Dedirtti.. 3 Gün Eşiyle 4 Gün Benimle Olacak E-vli ve 4 çocuklu adama kaçan 18 yaşındaki kadın: Haftanın...

Kız Henüz 16 yaşında

Kız Uyurken Yanına Geldiler ve…! Üstelik 16 Yaşında Henüz.Yaptıkları….Böyle olayları duydukça insanlar çocuklarını yanından ayırmaya korkuyor..Maalesef bu haberler herkesi derinden üzüyor.. Mardinin Yeşilli ilçesinde...

Tavuk döner

V-irüsten dolayı üç ay dükkanı açamayınca özlemiş herkes, saat üç oldu ve neredeyse dönerim kalmadı. Kasada paraları sayarken bir çocuk yanaştı._Abi kaç para dedi....

Yol Kenarındaki Bu Kadın

Yol Kenarındaki Bu Kadın, Tır Şoförünü Durdurdu. Bakın Binince Ne Yaptı? Bir gün kamyon şöförü alışkın olduğu üzere yine yollardaydı. Uzun yollara gelip gitmekten...

Bayağı etkileyici

Yaşar Alptekin kimdir kaç yaşında aslen nereli evi canlı yayında olay oldu. İslami kimliğini ön plana çıkaran Yaşar Alptekin’in evi şaşırttı. Gençliğinde yakışıklılığı ile...

İlgili olabilecek haberler